Veteriner.CC
 Ana Sayfa Arı Yetiştiriciliği Bal Dönemi
 

ARI YETİŞTİRİCİLİĞİ

ARICILIK
  1. Arıcılık ve arıcılık tipleri
  2. Ülkemizdeki problemleri
  3. Arıcılığa nasıl başlanır
  4. Kovan çeşitleri ve ölçüleri
  5. İlkbahar bakımı
  6. Oğul mevsimi
  7. Bal dönemi ve hasat'ı
  8. Sonbahar ve kış bakımı
  9. Arı birleştirme
  10. Arıların bakımı
  11. Ana arı üretme yöntemleri
  12. Ana arı verme yöntemleri
  13. Sahipsiz arıları kovana alma
  14. Kovan yerini değiştirme
  15. Körük yakma
  16. Tarım ilaçları

 Arı Irkları

  1. Arı ırkları
  2. Bal arısı ve taksonomisi
  3. Arı anatomisi
  4. Arı ailesi
  5. Arıların üremesi ve sosyal düzen

 Arı Ürünleri

  1. Bal
  2. Polen
  3. Arı Sütü
  4. Propolis
  5. Balmumu
  6. Arı zehiri
  7. Apiterapi

 Arı Hastalıkları

  1. Amerikan yavru çürüklüğü
  2. Avrupa yavru çürüklüğü
  3. Varroa hastalığı
  4. Nosema hastalığı
  5. Arı biti
  6. Dizanteri (Adi ishal)
  7. Kireç hastalığı
  8. Taş hastalığı
  9. Torba hastalığı
  10. Trachea paraziti
  11. Uyuz (Arı akarı)
  12. Petek güvesi
  13. Eşşek arısı
  14. Karıncalar
  15. Arı kuşu
  16. Fare,Kirpi,Ayı
  17. Yakı böceği
  18. Küçük kovan böceği

BAL DÖNEMİ :

    İlkbahar bitip yaz aylarına girildiğinde artık büyük bal toplama mevsimi de başlamış olur. Bal toplama mevsiminin başladığı arıların kovana girişlerinden belli olur. Uçma tablasının üzerinde polen taşıyan arılardan başka, vücut hatları daha irice ve sanki bir şeyden ıslanmış gibi rengi koyulaşmış olan arılar da görülür, işte bunlar bal özü taşıyan arılardır. Ayrıca öğleden sonra uçuş tahtası üzerinde çok sayıda işçi arı arkaları kovana dönük şekilde kanat çırpar. Vantilasyon yapan bu arıların amacı kovan içinde hava sirkülasyonunu sağlayarak, getirilen taze balın suyunu uçurmak ve kovan içinde oluşan aşırı rutubeti dışarı atmaktır.

 Kovan kapağı açıldığı zaman artık arıların eskisi kadar hırçın olmadıkları fark edilir ve kovan içinden taze balın kokusu duyulur. Çıtaların üst kısımlarının beyaz petekle kabartıldığı görülür. Ballıktan bir çerçeve çekilirse artık balın sırlanmaya başladığı tespit edilir.
Arılıktan bir test kovanı seçilerek altına tartı için bir baskül konursa, günlük ağırlıklar karşılaştırılarak büyük bal toplama mevsiminin başladığı pratik olarak anlaşılabilir.

 Yaz ayında arıcı kovanların içindeki bal durumunu izleyip gerekli müdahaleleri zamanında yapmalıdır. Eğer mevsim çok elverişli ve gelen bal da çoksa, bal sağımına hemen başlanır. Petek gözlerinin en az üçte ikisi kapanmış petekler hiç bekletilmeden sağılarak boşalan petekler kovandaki yerlerine tekrar konur. Böylece hazır kabartılmış peteği arılar çok kısa zamanda tekrar balla doldurabilirler. Bal akımının yoğun olduğu dönemlerde arılar 3-5 günde bir katı doldurabilir.

 Arı nüfusu birinci ballığa sığmamaya ve ballıktaki çerçeveler sırlanmaya başladığında, artık ikinci ilaveyi verme zamanı gelmiştir. İkinci ilave genellikle kuluçkalıkla birinci ilavenin arasına konur. İlk konulan ilave bal dolu çerçevelerin sırlanması için en üste yer alır, ikinci ilave de hemen kuluçkalığın üzerinde olduğu için arılarca daha kolay kabartılarak bal depolanmaya başlanır.

 Bu mevsimde arıları güneşten ve sıcaktan korumak gerekir. Fazla güneşe maruz kalan arılarda miskinlik ve uyuşukluk görülür. Kovaniçi sıcaklığın 37 dereceden yukarıya çıktığı durumlarda arılar çalışmayı bırakır. Bütün güçlerini kovanın soğutulması için vantilasyon yapmaya harcarlar. Ayrıca yüksek sıcaktan kovan içindeki petekler eğilir yamulur.

 Kovanları sıcaktan korumak için üzerlerine çardak yapılabilir ya da ot, dal parçaları konulabilir.

 Bu ayda eğer etraftaki su kaynakları yeterli gelmiyorsa arılıkta muhakkak sulama tertibatı bulunmalıdır.

Arılar çok yüklü ve yorgun geldikleri zaman genelde kovan uçma tablasına konamayarak yere düşer. Bal toplama mevsiminde mümkünse bu uçuş tablasının genişletilmesi gerekir.

 Yine bu mevsimde kovanların önünü kapayacak kadar büyüyen yabani otlar temizlenmeli arılara rahat uçuş imkanı sağlanmalıdır.

 Yaz sonunda özellikle sarıca arılara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu dönemde sarıca arılar arılıklara saldırarak, onların depoladıkları bala ortak olmaya çalışırlar. Ayrıca bir şekilde arazide kendine yuva yapmış kaçak oğullar eğer kış için gerekli balı toplayamadılarsa, arılıklara saldırarak yağmalamaya çalışırlar. Bunlara harami arılar denir. Bununla ilgili önlemler de alınmalıdır.

 Yaz mevsiminin sonlarına doğru artık arazideki bal kaynakları kesilir. Arıların bal getirme işlemi azalmaya başlayınca bal hasadı zamanı gelmiş demektir. Bal hasadı fazla gecikmeden usulüne uygun bir şekilde yapılır.

BAL HASADI:

 Bal hasadı bal toplama mevsiminin sonlarına doğru, arazideki nektar akımı henüz bitmeden yapılmalıdır. Nektar akımı kesildikten sonra yapılan bal hasadında arılar çok hırçın olur ve yağmalama eğilimi gösterir.

 Hasaddan önce arıcı problem yaşamamak için gerekli bütün hazırlıkları yapmalıdır.

 İlk hazırlık, hasat edilen balların konacağı mekanın hazırlanmasıdır. Burası arıcının rahat çalışabileceği şekilde düzenlenir. Odanın içerisine arı girmesini engelleyecek bütün önlemler alınır.

 İkinci hazırlık arıcının kendi hazırlığıdır. İyi bir maske ve iş tulumu giyilir. Özellikle paçalardan arı girişini engellemek için ayaklara poşet geçirerek paçaların lastikle bağlanması önerilir.

 Arıcı bütün ekipmanını gözden geçirir. Eldiven, eldemiri, fırça, körük, üzerine ballık ilavelerini koyabileceği bir sehpa, arıları kovan önüne silkme esnasında kullanacağı genişçe beyaz bir örtü hazırlar.

 Bal hasadına yağmacılık tehlikesini önlemek için sabahın erken saatlerinde başlanır. Saatler ilerleyip havanın ısınmasıyla birlikte yağmacılık eğilimi başladığında hasada son verilmelidir. Soğuk ve bulutlu günlerde de arılar kuluçkalıkta salkım düzenine geçeceklerinden, ballıktaki arı sayısı en asgari seviyede olur.

 Arıları ballı çerçevelerden uzaklaştırmak için genellikle 4 yöntem kullanılır:

1) Silkme, Süpürme Yöntemi:
Çok büyük miktarlarda kovanı olmayan arıcıların en çok uyguladıkları yöntemdir. Temiz ve sağlığa zararlı katkı maddesi içerme riski olmayan bu yöntemin en büyük dezantajı arıların hırçınlaşması ve yağmacılıktır.

 Üzerine kovan gövdesinden ayırdığımız ballıkları koyacağımız bir sehpa hasat yapacağımız kovanın yanına yerleştirilir.
Usulüne uygun yakılmış olan körükten yavaşça dalgalar halinde örtü tahtasının kenarlarından 2-3 kere duman verilir.
Ballık ilavesi eldemirinin yardımı ile kuluçkalıktan ayrılarak sehpanın üzerine konur ve üzeri hemen örtülür. Kuluçkalığın üzeri de örtü tahtasıyla kapatılır.

 Bu aşamada iki silkeleme yönteminden birisini tercih etmek gerekir. Birincisi arılar kovan önüne silkelenebilir. Bunun için hazırlanan beyaz örtü uçma tahtasını da kaplayacak şekilde kovan önüne serilir. Örtüye silkilen arılar körükle duman verilerek kovana doğru yönlendirilir.
 İkinci silkeleme yönteminde ise kuluçkalık örtü tahtasıyla kapatılır fakat arıların yukarı ve aşağı gitmelerini sağlayacak bir delik bırakılır. Bu sayede kuluçkalıktaki arıların hasat sırasında rahatsız olup hırçınlaşmaları engellenmiş olur. Kuluçkalığın üzerine içinde 4-5 adet boş petekli çerçeve bulunan bir ballık ilavesi konur, üstü ıslak bir bezle örtülür. Arılar üstteki ballığın örtüsü yarım açılarak buraya silkinir. Arada bir ballığın üzerinde duman gezdirilerek arıların uçuşları engellenir.
Bazı arıcılar kuluçkalık üzerindeki ballığı almadan doğrudan ballı çerçeveleri almaya ve arıları bunun üzerine silkmeye başlarlar. Bu oldukça sakıncalı bir yöntemdir. Çünkü ballık içine silkilen arı tam yerine yerleşmeye başlarken ikinci çerçeveyle yukarı çıkarak tekrar silkinir. Birden fazla silkilen arılar ise hırçınlaşarak deli gibi saldırmaya başlar ve hasadı zora sokar.

 Bazı arıcılık kitaplarında ise ballık alındıktan sonra çerçevelerin doğrudan kuluçkalığa silkelenmesi önerilmektedir. Özellikle hırçın arı ırklarıyla çalışan arıcılar için bu da işi zora sokan bir yöntemdir. Bu şekilde davranıldığında kuluçkalıkta bulunan arılar da taciz olacağından hırçınlaşarak saldırmaya başlar.

 Silkeleme işleminde çerçevenin iki ucu tutularak hızlıca aşağı doğru silkme hareketi yapılır, ya da çerçeve tek ucundan tutularak boşta kalan elle çerçeveyi tutan elin üzerine sertçe vurularak arıların aşağı düşmesi sağlanır. Arıcı kalan bir kaç arıyı da yavaşça fırça ile süpürüp uzaklaştırarak elindeki çerçeveyi yardımcısına verir. Yardımcı çerçeveyi alarak bu iş için hazırlanmış altı kapalı bir kutunun içine koyar ve hemen üstünü ıslak bir bezle kapatır. Bu şekilde hızlıca hasat yapılmış olur. Bu esnada arıcı sağa sola bal bulaştırmamaya ve arıları öldürmemeye dikkat etmelidir. Bal bulaşıkları yağmacılığa neden olur.

 Hasat edilen kovanın üzeri hızlıca örtülür ve ikinci kovana geçilir.

2) Arı Kaçıran Yöntemi: Bu yöntemde ortasına arı kaçıran aleti monte edilmiş örtü tahtası kuluçkalık ile ballık arasına konur. Arı kaçıran sayesinde arılar kuluçkalığa inebilirler fakat yukarı çıkamazlar. Böylece 2-3 gün içerisinde ballık arılardan boşalmış olur ve ballı çerçeveler kolaylıkla hasat edilir. Bu yöntemin sağlıklı olarak uygulanabilmesi için ballıkta kuluçka olmaması gerekir, çünkü bakıcı arılar aşağıya inmedikleri için ballık boşalmamış olur. Bu yöntemin sakıncası ise özellikle çok sıcak havalarda vantilatörcü arılar yukarıya çıkamadığı için ballıktaki balların erimeye başlamasıdır.

3) Kimyasal Madde Yöntemi: Bu yöntem yurtdışında çok büyük ticari arılıklarda kullanılır. Arıların kokusundan hoşlanmadığı madde kapağın altına yapılan özel bir düzeneğe sürülerek kovan kapatılır. Arılar belli bir süre zarfında ballığı terk ederek kuluçkalığı iner.
Bu yöntemde kullanılan kimyasal maddelerden bazıları insan ve arı sağlığı açısından risk oluşturduğundan uygulanabilmesi için yasal düzenlemelere ihtiyaç vardır.

 ABD'de kimsayal madde olarak yalnızca "Benzaldehyde" ile "Propionic ve Butric Anhydride" kullanımı için izin verilmektedir. Ülkemizde bazı arıcılar tarafından kullanılan ticari adı "Fenol" olarak bilinen "Carbolic acid" kullanımı ise yasaklanmış bulunmaktadır.

4) Hava Üfleme Yöntemi:
Bu yöntem basınçlı hava üfleyerek arıların çerçevelerden uzaklaştırılması esasına dayanır. Bunun için kovan önüne altı açık bir sehpa konur. Kovan uçma deliği ile sehpanın arasına genişçe bir bez gerilir. Ya da uçma deliğine arıların rahatlıkla tırmanması için bir rampa konulur. Ballık sehpanın üzerine konarak çerçeve aralarından basınçlı hava püskürtülür. Havanın tazyikiyle örtü üzerine düşen arılar dumanla yönlendirilerek kovana girmeleri sağlanır. Arılardan boşalan ballık altı ve üstü kapatılarak süratle arılıktan uzaklaştırılır.

 Yurtdışında bu iş için geliştirilmiş çok çeşitli modellerde hava üfleyen aletler satılmaktadır. Ülkemizde ise pratik olarak havayı dışarıya üfleme düzeneği olan elektrikli süpürgeler kullanılabilir.

HASAD'TAN SONRA YAPILACAK İŞLER

Balın Süzümü
 Bal süzme işlemi yapılmadan önce oda sıcaklığı, süzme kolaylığı ve akıcılığın sağlanması açısından 25-30 oC olmalıdır. Süzülecek çerçevelerin petekleri üzerindeki sırlar, sır bıçağı veya sır tarağı ile alınır.

 Sırı alınan petekler elle veya elektrikle döndürülen santrifüj (bal süzme) makinesine yerleştirilerek balları çıkartılır. Yurt dışında sır alma ve bal süzme işlemi, çoğunlukla tamamen otomatik makinelerle yapılmaktadır.

 Peteklerde kalan bal bulaşıklarının temizlenmesi için balı süzülmüş petekler akşam üzeri kuluçkalığın üzerine verilerek arılarca temizlenmesi sağlanır. Bu temizlenme işi yağmacılığa neden olmamak için kesinlikle gündüz yapılmamalıdır. Bu çerçevelerden temiz ve kullanılabilecek olanlar saklanarak ilkbaharda tekrar kovanlara verilebilir.

Balı Süzülmüş Peteklerin Değerlendirilmesi

 Balı alınan peteklerin tekrar kullanılabilecek durumda olanları tecritli petek odalarında muhafaza edilir. Petek güvesine karşı, petekler askıya dizilerek içinde korlaşmış mangal kömürü bulunan mangallarda veya elektrik ocaklarında toz kükürt yakılarak dumanlama yapılır. Ancak bu uygulamada peteklerde bulunan güve yumurtaları ölmediğinden uygulama 2-3 haftalık aralıklarla bir kaç kez tekrarlanır. Gerektiğinde bu petekler gelecek ilkbaharda tekrar kullanılabilir. Ancak bu tür peteklerin tekrar kullanılması hastalıklar yönünden riskli olabilir. Bu yüzden bazı ülkelerde peteklerin sadece bir yıl kullanılmasına müsaade edilir. Muhafaza yönteminde naftalin kesinlikle kullanılmamalıdır. Petrol ürünü olan naftalin kanserojen bir madde olup bal ve balmumundaki kalıntısı insan sağlığı için tehlikelidir. Kullanılamayacak durumdaki petekler, eritilerek kalıp mum haline getirilir.

Balın Dinlendirilmesi
 Bal süzme makinesinde elde edilen bal, gittikçe incelen çok katlı elekten geçirilerek mum kırıntıları ve diğer yabancı maddeler ayıklanır. Buna rağmen küçük parçacıklar ve oluşan hava kabarcığı balın rengini bulandırır. Bunun için bal, dinlendirme tankına alınır ve dinlendirilir. Küçük mum kırıntıları ve hava kabarcığı köpük şeklinde üstte toplanır. Köpüklü kısım arılara yem olmak üzere ya da sirke ve likör yapımı için ayrı bir yerde depolanır. Dinlendirme kabındaki bal durulduğunda ve berraklaştığında ambalajlanabilir.

Balın Depolanması

 Bal, değişik yapı taşlarından oluştuğundan depolama sırasında bile yapısal olarak sürekli değişikliğe uğrar. Bu değişmeler genellikle kristalleşme, renk koyulaşması, asitlik derecesinin artması, balın içinde bulunan şeker çeşitlerinde artma ve azalma olması şeklindedir. Bunun yanında balın depolanma süresinin artması ve ısıtılması HMF (hidroksi metilfurfurol) değerini yükseltir.

 Balın kristalleşmesi 5-7 ºC' da, ekşimesi 10 ºC' da başladığından süzülen ballar eğer ısıtılmayacaksa 5 ºC' nin altında tutulmalıdır. Kristalize olmuş balın tekrar eski haline dönmesi için bal kabı sıcak su dolu bir kap içerisinde bekletilerek balın çözülmesi sağlanır. Bal kabı hiçbir zaman doğrudan ateş ile temas etmemelidir. Çözünen bal tekrar kristalize olabilir.

 
Veteriner.CC

 

Copyright © 2007 - 2016 Veteriner.CC®
Her Hakkı Saklıdır - All right reserved